inci etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
inci etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

4 Ocak 2011 Salı

BEMBEYAZ


Ceketlerimin içine giymek için beyaz bir bluz diktim. Ama biraz fazla sade oldu. İlle herşeye bir şıkırtı katmadan rahat edemediğim için,  o haliyle içime sinmedi. 

Bembeyaz görüntüsünü bozmamak için sadece beyaz renkli aksesuarlarla süsledim.

Belki şu haliyle kendini çok belli etmese de koyu renk bir ceketin içinde gayet şık görünüyor.

Bu kadar bembeyaz bir yazıyı da çok sevdiğim bu şiiri yazmadan bitiremedim:

JÜRİ
'Bütün renkler aynı hızla kirleniyordu,
 Birinciliği beyaz verdiler. '
                                                                                                                  Özdemir Asaf

27 Mayıs 2010 Perşembe

OMUZLARA DİKKAT 2 - APOLETLER




Tamam geçen seneden beri omuzlarımızda kimi pullu, işlemeli, kimi metalli, zımbalı, zincirli pek çok süsleme var. Ama askeri apoletler Micheal Jakson'ın ölümüyle dahil olmadımı kıyafetlerimize. Daha önce de varlardı da dikkatimi o zaman mı çektiler bilmem.

Mağlum kör ölür badem gözlü olur, ölünce bir farklı oldu gözümde bu adam. Benim yaşlarımdaki herkes için gençliğinde önemli bir yeri olduğu kuşkusuz, ama ne yalan söyleyeyim hakkındaki onca dedikodu, aslını inkar eden beyazlaşma çabası, operasyonlarla ucubeye dönüşen suratı, iyice soğutmuştu beni Micheal Jackson'dan. Ama ölümünü duyunca sarsıldım doğrusu. Ardından yapılan onca programla da hatırladım ki, kıyafetlerimizden, dans edişimize pek çok etkisi olmuş hayatımızda.



Her neyse biz gelelim apoletlere. Gülşah'cığımın isteğiyle benim elimden çıkan apoletler.Apoletler sanırım en çok blazer ceketlere yakışıyor.Belki Napolyon tarzı askeri yelek ve ceketlerde de hoş durabilir.

İlk apoleti yapmak biraz uzun sürdü, bir türlü içime sinen görüntüyü yakalayamayıp, defalarca işleyip söktüm ama arkası kolay geldi.

Buyurun bir de siz göz atın.

Gülşah'cığım hangisini beğenirsen senin. Güle güle kullan.

4 Mayıs 2010 Salı

YENİLENMİŞ İNCİ KOLYELER



Genelde inci orta yaş ve üzeri bayanların tercih ettiği bir takıdır ama oldum olası benim favori aksesuarım oldular. İlk inci kolyemi evlenirken babaannem hediye etmişti.Upuzun üç sıra inci. O zamanlar şimdiki kadar düzgün ve iri değildi inci taneleri. Çok büyük ve üç sıra olmasından dolayı da pek kullanışlı değildi.
Daha sonraları pembesi siyahı derken pek çok inci takı edindim ve o ilk inci kolyem kullanılmadan yıllarca kasada bekledi. 
Bir ara elime geçince nasılsa gözden çıkardığım incilerimi farklı bir tarzda tasarlamak istedim. Uzun bir süre uygun aksesuar aradım. Geçenlerde bazı gümüş takılarımı tamire götürdüğümde kuyumcuda taşlı aksesuarlar gördüm. Tam olarak istediğim gibi olmasalar da incilerim için uygundular. 
Ancak inci dizmek biraz el mahareti istiyormuş. Neyseki bir kaç denemeden sonra işin ipucunu yakaladım. 
İki ayrı siyah incim olduğu için onlardan birini de bu aksesuarlarla yeniden dizdim.


Kullanılmayan kolyelerime yeni bir görünüm kazandırarak, kasada beklemekten  kurtarmış oldum.
Devamlı yeni bir şeyler almaktansa elimizde varolanı değerlendirmek daha güzel bence. Hem kendi zevkimle kendi elimden çıkmış eşi olmayan inci kolyelerim oldu. 

27 Nisan 2010 Salı

HEPİMİZİ LEYLEKLER GETİRDİ!


Sanırım aramızda seni leylekler getirdi denmemiş kimse yoktur. Leyleklerle doğum arasında herzaman sempatik bir bağ olmuştur.Leyleğin gagasının ucunda sallanan kundakta bir bebek!
Kızımın doğum odası için süsler hazırlarken pembe bir leylek yapma fikri çok sevimli geldi bana. Leyleği kalın bir kartonun üzerine çizip iki ayrı leylek kestim. Kalın olması için iki kartonun arasına strafor koyup bantladım. bantlanmış leyleklere pofuduk bir görüntü vermek için üzerini elyafla sardım. Leyleğin kanadını ayrı bir parça olarak bedeniyle aynı şekilde yapıp sonradan üzerine ekledim. elyaflanmış kartonları pembe kumaşla kapladım. gagası için iki çubuğu gaga açısı oluşturacak şekilde bantlayıp üzerini kurdeleyle sardım.
ayakları içinse pipetleri saten kurdeleyle kapladım. Pipetlerin kıvrımlı kısımları ayaklar oldu. Ayakları belirginleştirmek için tüy yapıştırdım. Gerisi kolaydı, leyleği boncuklarla, incilerle süsledim. Ağzında taşıyacağı bebek için mendil büyüklüğünde bir battaniye kestim ve kurdelelerle, boncuklarla süsüledim. Hazır aldığım bebeği battaniyesine yerleştirip leyleğin gagasına iliştirince leyleğimiz kapımızı süslemeye hazırdı.

Alışılmışın dışında, esprili bir kapı süsü oldu. tüller ve kurdeleler yardımıyla daha da şık bir görüntü elde ettik.
Leyleğimiz hala kızımın odasını süslemeye devam ediyor.

20 Nisan 2010 Salı

FARKLI BİR YAKA ÖRNEĞİ


Dikişle az da olsa ilgisi olan herkes Burda dergisinden haberdardır. Her ay  
aldığım Burda dergisi yardımıyla pek çok model sahibi olduğum gibi birçok fikir de ediniyorum. Geçtiğimiz aylarda Burda sayılardan birinde tül üzerine incilerle işlenmiş yaka örneğini gördüm. Büyük boyutlarda bir kolye de denebilir. Ben daha çok siyah ağırlıklı giyindiğim için ben siyah tül üzerine siyah, gri ve beyaz tonlarda boncuk, inci, taş ve payetlerle işledim. Az sayıda mor taşlar da ekleyerek biraz renk kattım. Tül üzerine üstelik siyah tül üzerine işlemek pek kolay olmadı. Tül üzerinde görünmesin diye hayalet ip kullandım ve bu ipliği tül gibi gözenekli bir kumaş üzerinde, devamlı düğümleyip keserek kullanmak oldukça oyaladı beni. Ama ortaya çıkan yaka (yada kolye, siz ne kabul ederseniz) gerçekten de şık oldu. Yakamı siyah düz bir elbisenin üzerinde kullandım ve mor tafta bir boleroyla kombinledim.

Bir ara zaman bulursam krem rengi bir yaka daha yapmak istiyorum. Sade bir kıyafeti renklendirmek isteyenlere de kolay gelsin.