tül etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
tül etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

24 Şubat 2011 Perşembe

KARŞINIZDA BALERİN KIZIM


Bebekliğinden itibaren müziğe özellikle de dansa karşı özel bir ilgisi var kızımın. Henüz altı aylıkken bile bir melodi duyunca ellerini havaya kaldırıp sallanmaya başlardı.

Dansa olan ilgimiz son zamanlarda, 'Yok Böyle Dans' yarışmasının da katkısıyla tavan yapmış durumda. Fena da dans etmiyor hani. Kendine özgü figürleriyle, her türlü müziğe uyum sağlayıp dans ediyor. 

Dans ederken olmazsa olmazımız da bol etekler ve elbiseler. Dans ederken eteklerinin uçuşması çok hoşuna gidiyor.


Gelecek pazartesi kızımın 3. doğum günü. Doğum günü hediyesi olarak bir balerin kıyafeti dikmek istedim. Kıyafetimizin daha pek çok detayı var ama onları tamamlamayı bekleyemedi benim cadı kızım.

O kadar çok sevdiki kıyafeti bütün gün üzerinden çıkarmadı. Yatağa giderken dil dökerek, zorla çıkardım cicilerini. Yarın sabah uyanır uyanmaz giyilmek üzere odasında bekliyor, balerin kostümümüz. 


Doğum günü kutlamamızda kıyafetimizi diğer detayları tamamlanmış olarak sizlerle tekrar paylaşmak üzere hoşçakalın.


31 Aralık 2010 Cuma

HOŞGELDİN 2011 !


Muhtemelen 2010 yılının son yazısını yazıyorum sizlere. Yeni gelen yıl için iyi dileklerimi sizlere iletirken bu vesileyle sizlerle yılbaşı sepetlerimi de paylaşmak istedim.


Kardeşim nişanlıyken yapmıştım bu sepetleri. Nişanlısı ve ailesi için hazırladığımız hediyeleri bu sepetlere yerleştirmiştik.


Gümüş renkli paket kağıtlarına sardığımız hediyeleri beyaz, siyah ve gümüş kurdelelerle süsleyip, üzerlerine yılbaşı topları iliştirmiştik. Paketlerle doldurulmuş hallerinin fotoğraflarını çekmiştim ancak kaybetmişim.
Yaklaşık bir aydır sepetleri bekletiyorum. Hediyelerle, süslenmiş içecek şişeleriyle, şık paketli kuruyemişlerle içlerini dolduruyum da, o halleriyle sizlerle paylaşayım diye. Ancak bir türlü fırsat bulamadım. 


Yılın bu son gününde, yılbaşı coşkusu sona ermeden boşta olsa yılbaşı sepetlerimi sizlerle paylaşmak istedim.

Hasır sepetleri dikiş bile gerekmeden kumaş, tül, kurdele, boncuk, taş kullanarak sıcak silikonla yapıştırarak giydirdim. Ortaya bu cici sepetler çıktı.

Herkese sağlık, mutluluk, huzur ve bereketle dolu, sevdiklerinizle paylaşacağınız, şeker gibi bir yıl diliyorum.

Umarım hoş geldin, hayırlar getirdin 2011 ! 

24 Aralık 2010 Cuma

O BİR KÜÇÜK HANIMEFENDİ


Yazılarım da sık sık bahsediyorum, hep bir kızım olsun istedim, cicili bicili giydirebileciğim, süsleyebileceğim, saçlarını yapabileceğim şeker bir kızım olsun istedim. 

Şükürler olsun Yüce Rabbime istediğim gibi bir kız evlat verdi bana. 


O tam bir küçük hanımefendi. Her kız çocuğu süse püse meraklıdır ama benim kızım sanki süslenmek, giyinip, kuşanmak için doğmuş.

Yukarıda gördüğünüz kıyafeti Kurban Bayramı için dikmiştim kızıma. Ancak sadece bayramın ilk günü aile ziyaretleri yaptığımız ve ikinci gün seyahate çıktığımız için sadece bir kez giyebildi. O gün de bayram telaşından  detaylı fotoğraflar çekemedik.


Dayımızın doğumgünü vesilesiyle kızım cici kıyafetini giyebildi. Biz de rahatça hanımefendiyi fotoğraflayabildik. 


Kıyafet çok detaylı gibi görünse de kafamda tasarladıktan sonra üç saat gibi kısa bir sürede diktim. Etek için tafta ve tül, bluz için penye ve tül kullandım. Bluzun göğsündeki bebek broş belki dikkatinizi çekmiştir. 

Bu broşu kendime diktiğim bir tunik için tasarlamıştım, sizinle de 'Kokoş Hanım' başlıklı yazımda paylaşmıştım. Kızımın yoğun ilgisi sebebiyle ancak bir kaç defa kullanabildiğim broşumu bu kıyafete ekledim. 

8 Haziran 2010 Salı

PEMBE KELEBEKLER



Pembe rengin benim için bir sevda olduğundan daha önce bahsetmiştim.Kelebeklere gelince eşim ve benim için özel bir yeri var. Her çiftin birbirine hitap ederken kullandığı o çifte özel sözler vardır. Kimi aşkım der, kimi canım, kimi kuşum biz de kelebeğim deriz.Her ne kadar kelebeğin o zarif görüntüsünden çok uzakta olsam da, özellikle eşim bana genelde böyle seslenir. Onun  içindir ki tercihlerimiz de hep kelebek desenli, kelebek figürlü şeylere yöneliktir.

Kızımızın doğumunu beklerken dokuz ay boyunca ondan minik kelebek diye bahsettik. Odasını hazırlarken de en çok kelebek figürleri kullandım. Balon avizesinde, perdesinde, yatak örtüsünde ve süslemelerinde.



Bebeklerin dikkatini çeksin diye yataklarının üzerine dönen, müzik çalan oyuncaklar asılır, biliyorsunuz. Yanılmıyorsam bu oyuncaklara dönence deniliyor. Oğlumdan kalan bir dönencemiz vardı fakat hem kızımın odasının konseptine uygun olsun, hem de hemen her parçasını ellerimle yaptığım odaya hazır bir aksesuar katmayayım diye biraz tel, biraz tül, kurdele ve boncukla pembe kelebekler yaptım.

Kelebekleri yukarıdan cibinliğe iliştirip, aşağıya doğru sarkıttık. Odadaki hareketle hafif sallanıp, uçuşan bir görüntü veren kelebeklerimiz zamanla kızımın da dikkatini çekti, hoşuna gitti. Ancak ayakta durmaya başlamasıyla kelebekleri yaklamak için zıplarken kendine bir zarar verebilir endişesiyle bir süre kaldırdık kelebeklerimizi. Artık daha bilinçli bir küçük hanımefendi olduğu için kelebeklerimiz yeniden odamıza dahil oldu. Bu vesileyle sizinle de paylaşmak istedim.

Herkese bol kelebekli günler.

Bu vesileyle benim kelebeğime de sevgiler.

31 Mayıs 2010 Pazartesi

KIZIMIN KOKOŞ ŞAPKASI


Evet, sonunda yaz geldi. Her ne kadar sıcaktan çok hoşlanmasam da yazın yeri başka kabul ediyorum. Değişik bir enerji veriyor insana.Sokaklar kıpır kıpır, insanlar rengarenk.... 

Bizim ufaklıkların yazlık kıyafetlerini hemen hemen tamamladık. Geçen seneden kalanlar elden geçti, küçülenlerin yerine yenileri alındı. Farkettik ki kızımın şapkası onun için artık fazlasıyla küçük ve bebeksi kalmış.

Anneannesi güzel kızım güneşten rahatsız olmasın diye ona pembe bir şapka almış, ama bana biraz sade geldi şapka. Ben bunu biraz süsleyim derken bir de baktım ki ortaya kokoş bir şapka çıkmış.


şapkamızın ilk hali

Neyse ki kızım da benim kadar kokoş, çok beğendi şapkasını, keyifle kullanıyor.



şapkamızın son hali

Biraz kurdele, biraz tül, biraz boncuk işte size bambaşka bir şapka.

Keyifli bir yaz dileğiyle...


20 Nisan 2010 Salı

FARKLI BİR YAKA ÖRNEĞİ


Dikişle az da olsa ilgisi olan herkes Burda dergisinden haberdardır. Her ay  
aldığım Burda dergisi yardımıyla pek çok model sahibi olduğum gibi birçok fikir de ediniyorum. Geçtiğimiz aylarda Burda sayılardan birinde tül üzerine incilerle işlenmiş yaka örneğini gördüm. Büyük boyutlarda bir kolye de denebilir. Ben daha çok siyah ağırlıklı giyindiğim için ben siyah tül üzerine siyah, gri ve beyaz tonlarda boncuk, inci, taş ve payetlerle işledim. Az sayıda mor taşlar da ekleyerek biraz renk kattım. Tül üzerine üstelik siyah tül üzerine işlemek pek kolay olmadı. Tül üzerinde görünmesin diye hayalet ip kullandım ve bu ipliği tül gibi gözenekli bir kumaş üzerinde, devamlı düğümleyip keserek kullanmak oldukça oyaladı beni. Ama ortaya çıkan yaka (yada kolye, siz ne kabul ederseniz) gerçekten de şık oldu. Yakamı siyah düz bir elbisenin üzerinde kullandım ve mor tafta bir boleroyla kombinledim.

Bir ara zaman bulursam krem rengi bir yaka daha yapmak istiyorum. Sade bir kıyafeti renklendirmek isteyenlere de kolay gelsin.

5 Nisan 2010 Pazartesi

CANIM KIZIMIN ODASI




Dikişe olan merakımı kızıma hamileyken keşfettim. Sıkıntılı bir hamilelik geçiriyordum ve zamanımın büyük kısmını evde geçiriyordum. Sıkıntıdan patlamamak için kızımın odasını hazırlamaya başladım.
Daha önce oğluma aldığımız mobilyayı zaten beyaz ve ahşap renklerindeydi sadece kulplarını değiştirmek gerekiyordu.Bir mobilyacıya pembe ve fıstık yeşil renklerde çiçek kulplar yaptırdım, odayı da fıstık yeşile boyattık.Perdemizi de pembe organize tülden seçtik.Perdeye renk katmak için pembe ve yeşil boncukları dizip, perdenin üzerinden sarkıttım.
Oğlumdan kalan yatak minderlerini annemle kaplamaya karar verdik.Tabi pembe ve fıstık yeşil renklerini seçtik.Yatak örtüsünün vektminderlerin üzerine hazır organize çiçeklerden serpiştirdik.
Yatağın üzerine hazır satılan dönencelerden takmaktansa tülden kelebekler yapıp taktım.
Hazır satılan kağıt fenerlerin dört tarafından kurdeleler sarkıtıp, kurdelelerin ucuna diktiğim fıstık yeşil sepeti tutturdum.Sepete pembiş bir hippo yerleştirdik.Ucu boşta kalan kurdelelere de taş ve boncuklardan yapılmış kelebek ve kalpleri taktım.
Pembe kumaştan kızımın isminin başharfi olan E harfi diktim, içini elyafla doldurup etrafına yeşil boncuklar diktim.
İnce, uzun bir cam vazo alıp içine fıstık yeşile boyadığım dalları yerleştirdim. Dalların üzerine pembe boncuklar,çiçekler ve pembe ve yeşil tonlarında aldığım tokaları taktık. Çok güzel bir dilek ağacı oldu.
Yine odanın tonlarında bir sepet hazırladım.

Kızımı ziyarete gelenlere ondan bir hediye vermek için fimo hamurundan bebek kafaları yapıp çubuklara taktım ve üzerlerine pembe elbiseler diktim.
Pembe shaggy halımızı da bulunca odamız kızımız için hazırdı.
Doğumdan hemen sonra eve dönünce kapılarımıza ve elbise dolabımızın kapaklarına tüller bağladık ve kapı süslerimizi astık.
Cıvıl cıvıl bir kız odası olmuştu ve en önemlisi nerdeyse herşey benim ellerimden çıkmıştı.