yastık etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
yastık etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

27 Temmuz 2010 Salı

TERASIMIZIN SON HALİ

İşte projemizin bütün ürünlerinin bir arada kendi yerlerindeki görüntüleri.


Bu arada 'minik' yuvarlak yastıkların yapımını istemiş benden. Aslında oldukça kolay ancak yazıyla anlatabilirmiyim bilemiyorum. 45x125cm ölçülerinde düz renk kumaştan bir dikdörtgen kesiyoruz. Kısa kenarlarından kumaşı birleştirip dikiyoruz. Uzun kenarları büzüyoruz. Bu büzülen kenarlar yastıkların orta kısmı oluyor. Desenli kumaştan  10 cm çapında iki daire kesip, büzülen kenarları bu yuvarlakların etrafına dikiyoruz. Yastığı elyafla doldurduktan sonra son olarak pofuduk görüntü verebilmek için, ortadaki yuvarlakların etrafını büyük bir iğneyle yastığın içinden geçerek karşılıklı dikiyoruz. 

Anlatılanla insanın gözünde canlandırması biraz zor ama ne yazık ki elimden gelen ancak bu.




Herkese mutlu salılar ....

20 Temmuz 2010 Salı

TERAS PROJESİNİN YENİ ÜRÜNLERİ

Bunlar da pembesinden yeşilin yastıklarımız. Terastaki rattan oturma grubunu süslemek üzere tasarlandılar.

Sıradan yuvarlak yastıklar yapmak yerine daha pofuduk bir görüntü versin diye, biri pembe biri yeşil büzgülü yastıklar tasarladım. 



Fillerimize arkadaş olsun, konsepti tamamlasın diyerek bir de fil yastık tasarladım. Fil yastığımızın bir tarafı pembe bir tarafı yeşil kumaştan dikildi. Böylece iki farklı kullanım seçeneği olur diye düşündüm.


Desenli kumaşımızla da küçük dikdörtgenler şekline iki yastık daha tasarladım.


.

Yastıklarımızın içini elyafla doldururken yine sevgili kızım ve oğlum bana yardımcı oldular. Birbirleriyle yarışa girip öyle bir doldurmuşlar ki elyafın bir kısmını geri çıkardık. Heryer ve herşey elyaflandı ama ne yapalım olacak o kadar.

Yastıklara son dokunuşları da sevgili anneciğim yaptı.

Emeği geçen herkesin eline sağlık. Sahipleri de güle güle kullansınlar İnşallah.

Teras projemiz bitti sanmayın, devam edecek.....



1 Temmuz 2010 Perşembe

HER YER ÇİÇEK


Size salonumda değişiklik yapmak isteğimden bahsetmiştim ve salonum için ilk tasarımımı da sizinle 'Bu Ne Bu??? Kırlent Bu!' başlıklı yazımda paylaşmıştım.

 İşte ikinci kırlentim.


Bu sefer kırık beyaz taftadan çiçekler yapıp, ortalarına da pembe boncuklar diktim. 

 

Nasıl yaptın derseniz, şöyle:


 


         

Taftayı ipliklenmeyecek şekilde nasıl kestiğime gelince aşağıda gördüğünüz makasla.


Bu makası yaklaşık 35 yıl önce rahmetli dedem iş için gittiği Gaziantep'ten annem okulda kullansın diye almış.
O zamanlar annem kız meslek lisesinin dikiş bölümünde lise öğrencisiymiş. Düşünün onca yıl saklamış annem ve şimdi ben, benden yaşlı bu makası kullanıyorum. Teşekkürler dedeciğim, mekanın cennet olsun!


27 Haziran 2010 Pazar

BU NE BU ??? KIRLENT BU !



Daha önce 'Bu ne bu???' diyerek size fikrinizi sormuştum. Hayriş'e ve Fulya'ya verdikleri cevaplar için teşekkürler.

Evet kırlent bu yani koltuk içine şık bir görüntü amacıyla yerleştirilen yastık. 



Evime ziyarete gelen dostlarım bilirler, tamamen benim zevkim ve seçimlerimle tasarlanmış pembe bir salonum var. 

Sadece pembe rengin boğucu olabileceğini düşünerek kırık beyaz ve gümüş renkleri de katarak döşemiştim salonumu. Yaklaşık beş yıldır evimde bir değişiklik yapmadım ve artık sıkılmaya başladım. Ancak kızım henüz 28 aylık sevimli bir canavar olduğu için tadilat ve yenilenme harekatımızı en az bir yıl daha ertelemeye karar verdik.

Bu bir yıllık dönem için en azından eşyaların yerini değiştirerek, küçük aksesuarlar katarak özellikle salonda değişiklik yapmayı planlıyorum. 

Bu değişikliğin ilk adımı olarak farklı ve bol şıkırtılı kırlentler yapmaya karar verdim. Bu gördüğünüz ilk kırlentim.




Gümüş yapay deriden kocaman bir çiçek yapıp, ortasına tomurcuk niyetine şeffaf taşlar diktim.

Aslında gümüş satenden yuvarlak bir yastık dikip onun üzerine yerleştireceğim çiçeğimi ama sanırım yazın rehavetinden saten almaya bir türlü zaman ayıramadığımdan şimdilik bulunan kırlentlerden birine iliştirdim.

Yapılış aşamalarını aşağıda görebilirsiniz.




Salonum için yeni tasarımlarımı da sizinle paylaşmaya devam edeceğim. 

5 Nisan 2010 Pazartesi

CANIM KIZIMIN ODASI




Dikişe olan merakımı kızıma hamileyken keşfettim. Sıkıntılı bir hamilelik geçiriyordum ve zamanımın büyük kısmını evde geçiriyordum. Sıkıntıdan patlamamak için kızımın odasını hazırlamaya başladım.
Daha önce oğluma aldığımız mobilyayı zaten beyaz ve ahşap renklerindeydi sadece kulplarını değiştirmek gerekiyordu.Bir mobilyacıya pembe ve fıstık yeşil renklerde çiçek kulplar yaptırdım, odayı da fıstık yeşile boyattık.Perdemizi de pembe organize tülden seçtik.Perdeye renk katmak için pembe ve yeşil boncukları dizip, perdenin üzerinden sarkıttım.
Oğlumdan kalan yatak minderlerini annemle kaplamaya karar verdik.Tabi pembe ve fıstık yeşil renklerini seçtik.Yatak örtüsünün vektminderlerin üzerine hazır organize çiçeklerden serpiştirdik.
Yatağın üzerine hazır satılan dönencelerden takmaktansa tülden kelebekler yapıp taktım.
Hazır satılan kağıt fenerlerin dört tarafından kurdeleler sarkıtıp, kurdelelerin ucuna diktiğim fıstık yeşil sepeti tutturdum.Sepete pembiş bir hippo yerleştirdik.Ucu boşta kalan kurdelelere de taş ve boncuklardan yapılmış kelebek ve kalpleri taktım.
Pembe kumaştan kızımın isminin başharfi olan E harfi diktim, içini elyafla doldurup etrafına yeşil boncuklar diktim.
İnce, uzun bir cam vazo alıp içine fıstık yeşile boyadığım dalları yerleştirdim. Dalların üzerine pembe boncuklar,çiçekler ve pembe ve yeşil tonlarında aldığım tokaları taktık. Çok güzel bir dilek ağacı oldu.
Yine odanın tonlarında bir sepet hazırladım.

Kızımı ziyarete gelenlere ondan bir hediye vermek için fimo hamurundan bebek kafaları yapıp çubuklara taktım ve üzerlerine pembe elbiseler diktim.
Pembe shaggy halımızı da bulunca odamız kızımız için hazırdı.
Doğumdan hemen sonra eve dönünce kapılarımıza ve elbise dolabımızın kapaklarına tüller bağladık ve kapı süslerimizi astık.
Cıvıl cıvıl bir kız odası olmuştu ve en önemlisi nerdeyse herşey benim ellerimden çıkmıştı.