deri etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
deri etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

14 Temmuz 2010 Çarşamba

İŞTE TASARIM AYAKKABILARIM


Profilimi okuduysanız kendi ayakkabılarımı hatta mobilyalarımı da kendim tasarlamak istediğimden söz etmiştim.

Zaman zaman eşime şöyle bir koltuğumuz olsa, şöyle bir sehpamız olsa dediğimde, senin hayalindeki eşyayı nasıl bulalım, en iyisi sana bir marangozhane kuralım diyerek takılır bana.

Marangozhane için daha epey beklemem gerekli ama ayakkabı tasarımı için kolları sıvamaya karar verdim. Burda dergisinin temmuz sayısında bir ayakkabı süsleme örneği vardı.

Benim de dolabımda yıllardır giymediğim, artık gözden çıkardığım siyah bir ayakkabı vardı. Alırken de çok fazla para vermemiştim. Dolayısıyla içimden geldiği gibi süslemekte bir sakınca görmedim.


Yapılışına gelince; rugan deriden üç farklı boyda 4 er tane  yuvarlak kesiyoruz.


Her yuvarlak parçayı fotoğrafta gördüğünüz gibi önce ikiye sonra dörde katlayıp,  ortasından el dikişiyle sabitliyoruz.


Diktiğimiz derileri istediğimiz gibi sıcak silikonla ayakkabıya yapıştırıyoruz.

Ben sadece ayakkabını arka kısmına yarım çiçek görüntüsü verecek şekilde yapıştırmayı tercih ettim.


Bir de taş eklemeyi düşünmüştüm ama ayakkabı bu haliyle de yeterince kokoş oldu.

Benim için bile kokoşluğunda bir sınırı var.


Sizce nasıl olmuş?

Bu aralar değerli yorumlarınızı esirgiyorsunuz benden. Betty Boop tişörtüme bile tepki vermediniz.

Koyu renk fonun gözü yorduğu yönündeki eleştirilere kulak vererek blogun tasarımını da değiştirdim.

Bu konuda da yorumlarınız bekliyorum.

Hepinizi öpüyorum.

Mutlu Çarşambalar....

2 Temmuz 2010 Cuma

KOKOŞ HANIM



Mürdümle mor arası tuniğimi biraz olsun renklendirmek için önce bir kolye yapmak istedim. Ancak tuniğimin kumaşı metale karşı fazlasıyla duyarlı, böylece kolyeden vazgeçtim. 

Daha önce yaptıklarımdan farklı bir broş yapmaya karar verdim. 


Danteldi, boncuktu, deriydi, tüydü derken ortaya bu kokoş hanım çıktı.



















Sadece sırtında büzgü detayı olan tuniğimin aksine fazlasıyla iddialı broşum zıtlıklarıyla güzel bir kombin oluşturdu.

 

Bu da tuniğim ve ayakkabılarım. Beni yakından tanıyan bütün arkadaşlarım bilir, ben bir ayakkabı delisiyim. Her gün bir çift ayakkabı alsam, bıkmam ayakkabılardan. Herşeyden fedakarlık ederim ama ayakkabılarımdan vazgeçemem.Öyle marka takıntım da yoktur. Yeter ki  beni kendine aşık edecek bir detayı olsun. Bazen rengine, bazen topuğuna, bazen ufacık bir aksesuarına vurulur, nerede nasıl giyeceğim diye düşünmeden ayakkabı alırım. Sonra da ayakkabıya kıyafet uydurmaya çalışırım. Bu bahaneyle ayakkabılarımı da sizinle paylaşayım istedim.



Bu arada Özgül'üm tuniğin kumaşı sana tanıdık geldi mi?


Not. Bu arada bu kokoş hanımın adı minik serçe olarak değiştirildi. 10 marifetteki arkadaşlar Sezen Aksu ya benzettiler kendisini. Gerçekten de benziyor değil mi?

27 Haziran 2010 Pazar

BU NE BU ??? KIRLENT BU !



Daha önce 'Bu ne bu???' diyerek size fikrinizi sormuştum. Hayriş'e ve Fulya'ya verdikleri cevaplar için teşekkürler.

Evet kırlent bu yani koltuk içine şık bir görüntü amacıyla yerleştirilen yastık. 



Evime ziyarete gelen dostlarım bilirler, tamamen benim zevkim ve seçimlerimle tasarlanmış pembe bir salonum var. 

Sadece pembe rengin boğucu olabileceğini düşünerek kırık beyaz ve gümüş renkleri de katarak döşemiştim salonumu. Yaklaşık beş yıldır evimde bir değişiklik yapmadım ve artık sıkılmaya başladım. Ancak kızım henüz 28 aylık sevimli bir canavar olduğu için tadilat ve yenilenme harekatımızı en az bir yıl daha ertelemeye karar verdik.

Bu bir yıllık dönem için en azından eşyaların yerini değiştirerek, küçük aksesuarlar katarak özellikle salonda değişiklik yapmayı planlıyorum. 

Bu değişikliğin ilk adımı olarak farklı ve bol şıkırtılı kırlentler yapmaya karar verdim. Bu gördüğünüz ilk kırlentim.




Gümüş yapay deriden kocaman bir çiçek yapıp, ortasına tomurcuk niyetine şeffaf taşlar diktim.

Aslında gümüş satenden yuvarlak bir yastık dikip onun üzerine yerleştireceğim çiçeğimi ama sanırım yazın rehavetinden saten almaya bir türlü zaman ayıramadığımdan şimdilik bulunan kırlentlerden birine iliştirdim.

Yapılış aşamalarını aşağıda görebilirsiniz.




Salonum için yeni tasarımlarımı da sizinle paylaşmaya devam edeceğim. 

12 Mayıs 2010 Çarşamba

KIRMIZI VE SİYAH



Uzun zamandır kırmızı siyah bir tişört yapasım vardı. Vardı da bir türlü farklı bir şeyler bulamıyordum.

Birkaç gün önce nette gezinirken çok hoş bir tişört süsleme örneği gördüm.O örnekle birlikte gözümde kırmızı siyah tişörtüm canlandı, hemen işe koyuldum.

Hazır bir tişört kullanmaktansa tişörtümü kendi elimle dikmeyi tercih ettim. Yakası ve kollarındaki volanları için hazır kırmızı biye kullandım.

Tişörtün üzerini süslemek için farklı kumaşlardan, farklı modellerde ve farklı ebatlarda beş çiçek yaptım. Bu çiçekleri tişörtün yakasına yerleştirdikten sonra ince organize kurdelelerle dallar yapıp tişörte diktim.

Ortaya farklı bir tişört çıktı. Sonuca bakınca çiçekleri daha büyük yapabilirmişim diye düşündüm ama yeniden yapmaya üşendim.Böyle de fena olmamış değil mi?

Benim gördüğüm örneği merak edenler buradan bakabilir.

30 Nisan 2010 Cuma

SAÇLARDA KARNAVAL 2

Söylemiştim, saçlarıma bir şeyler takmayı seviyorum. Bu sene herkesin olduğu gibi benim de favorim taçlar. Hele şu insanın saçına yapışmış gibi duran tüylü taçları ilk gördüğümde çok sevmiştim ama almaya fırsat buluncaya kadar öyle çok gördüm ki heryerde, hevesim geçti. Ben de kendi taçlarımı kendim tasarlamayı tercih ettim.




Bir kere başlayınca ardı geliyor, çeşit çeşit taçlar çıktı ortaya, ihtiyacım olandan da çok... Taçlarımdan  bazılarını sizinle paylaşmak istedim.



Siyah deri üzerine boncuk,taş,tül, tüy... Allah ne verdiyse!


Saten ve taftadan kocaman güller, tomurcukları rugan deriden.


Mickey Mouse'un sevgilisi Minnie'nin tarzı, sevimli değil mi?


Satenden yapraklar ve boncuklar.

Herbirinin farklı bir havası oldu ama bana sorarsanız minik şapkalarım daha cici oldular. Bu arada minik şapkalarımla ilgili yorum yapan pek çok dostum, özellikle Özgül'üm, şapkalarımı taç olarak tasarlarsam daha kullanışlı olacağı görüşündeler. 


Haklılar ancak ben şapkalarımı broş olarak da kullanabilirim diye düşündüm. Arkasına bir iğne takıp bir ceketin göğsünde şık bir broş, hatta kumaş bir çantada aksesuar bile olabilirler bence. İstenildiği zaman bir çembere iliştirilip taç da olabilirler elbet. 


Yorumlarını benden esirgemeyen, yaptıklarımı üzerinde yazmaya değer bulan herkese teşekkürler... 

18 Nisan 2010 Pazar

DERİ ÇİÇEKLER


Deriden, tabi bahsettiğim yapay deri, çiçek yapma fikri çok akıllıca gelmişti bana. Çünkü deriyi rahatça kesersiniz ve kestiğiniz yerler ipliklenecek diye bir sorun yoktur. Yukarıda gördüğünüz çiçekleri gri bir elbisenin üzerinde kullanmak için tasarlamıştım. Şimdi siyah bir ceketle kullanıyorum. Dümdüz bir elbiseye, cekete veya bluza hatta çantaya bambaşka bir hava katıyorlar.

Yapımına gelince gayet basit, deri parçasından boydan boya on santim kalınlığından bir şerit kesiyorsunuz, kalınlığı çiçeğinizin büyüklüğüne göre değişebilir. Bu şeritin uzun kenarı üzerinde iki parmak aralarla makasla kesiler yapıyorsunuz. Bu kesilerin uçlarını makasla yuvarlayıp, şeriti alt kısmından iğne ve iplikle büzüyorsunuz. Elinizdeki büzülmüş şeriti çiçek olacak şekilde üst üste yuvarlayıp iğne iplikle sabitliyorsunuz ve ortasına da bir taş dikiyorsunuz. Çiçeğiniz hazır.

21 Mart 2010 Pazar

DERİ RUNNER VE BONCUK SUPLALAR



Siyah temalı masamı tamamlamak için siyah bir runner tasarladım.

Benim masam oniki kişilik ve bu boyutlardaki masa için üç metre uzunluk ideal.

Deriyi seçerken düz olmasındansa küçük baskılı bir modeli tercih ettim.45cm lik bir parçayı düzgün bir şekilde kesip etrafına hazır satılan taşlı bantlardan yapıştırdım. Bu bantlar aslında daha geniş kalınlıktalar ama makasla rahatça istediğiniz kadar inceltebiliyorsunuz. Yapıştırırken de sıcak silikon kullandım ama yanlış bir seçim yapmışım. Silikon deriye zarar verdi ve yaptığım en ufak hatayı bile telafi şansım olmadı. Ayrıca taşların arasından silikonlar yer yer sızıp görüntüyü bozdu. Sıcak silikon yerine kuvvetli bir yapıştırıcı tercih etmek daha akıllıca olacak.

Boncuk suplalara gelince, yaparken çok zorlandım ama bir kere başlamış bulundum ama bitince de çok şık oldular. Bu suplalar için fazlasıyla sabır, dikkat ve zaman gerekiyor.Siyah sert kartonlardan istediğiniz supla boyutunda yuvarlaklar kesip, merkezden başlayarak giderek büyüyen daireler halinde boncukları yapıştırıyorsunuz. Tabiki bu işlem için ipe dizilmiş boncuklar kullanmak şart. Daireler büyüdükçe de arada
bir ipin iki ucundan çekerek boncukları germelisiniz. Çok fazla gererseniz daireler bozulabilir gevşek bırakırsanız da boncukların oluşturduğu yuvarlağın şekli bozuluyor. İşlem bitince kurumaya bırakıp daha sonra da üzerinde kalan ipleri temizlemek gerekiyor.

Sabrınıza ve el becerinize güveniyorsanız, kolay gelsin.