Profilimi okuduysanız kendi ayakkabılarımı hatta mobilyalarımı da kendim tasarlamak istediğimden söz etmiştim.
Zaman zaman eşime şöyle bir koltuğumuz olsa, şöyle bir sehpamız olsa dediğimde, senin hayalindeki eşyayı nasıl bulalım, en iyisi sana bir marangozhane kuralım diyerek takılır bana.
Marangozhane için daha epey beklemem gerekli ama ayakkabı tasarımı için kolları sıvamaya karar verdim. Burda dergisinin temmuz sayısında bir ayakkabı süsleme örneği vardı.
Benim de dolabımda yıllardır giymediğim, artık gözden çıkardığım siyah bir ayakkabı vardı. Alırken de çok fazla para vermemiştim. Dolayısıyla içimden geldiği gibi süslemekte bir sakınca görmedim.
Her yuvarlak parçayı fotoğrafta gördüğünüz gibi önce ikiye sonra dörde katlayıp, ortasından el dikişiyle sabitliyoruz.
Diktiğimiz derileri istediğimiz gibi sıcak silikonla ayakkabıya yapıştırıyoruz.
Ben sadece ayakkabını arka kısmına yarım çiçek görüntüsü verecek şekilde yapıştırmayı tercih ettim.
Bir de taş eklemeyi düşünmüştüm ama ayakkabı bu haliyle de yeterince kokoş oldu.
Sizce nasıl olmuş?
Bu aralar değerli yorumlarınızı esirgiyorsunuz benden. Betty Boop tişörtüme bile tepki vermediniz.
Koyu renk fonun gözü yorduğu yönündeki eleştirilere kulak vererek blogun tasarımını da değiştirdim.
Bu konuda da yorumlarınız bekliyorum.
Hepinizi öpüyorum.
Mutlu Çarşambalar....
























