kombin etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
kombin etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

4 Ocak 2011 Salı

BEMBEYAZ


Ceketlerimin içine giymek için beyaz bir bluz diktim. Ama biraz fazla sade oldu. İlle herşeye bir şıkırtı katmadan rahat edemediğim için,  o haliyle içime sinmedi. 

Bembeyaz görüntüsünü bozmamak için sadece beyaz renkli aksesuarlarla süsledim.

Belki şu haliyle kendini çok belli etmese de koyu renk bir ceketin içinde gayet şık görünüyor.

Bu kadar bembeyaz bir yazıyı da çok sevdiğim bu şiiri yazmadan bitiremedim:

JÜRİ
'Bütün renkler aynı hızla kirleniyordu,
 Birinciliği beyaz verdiler. '
                                                                                                                  Özdemir Asaf

12 Kasım 2010 Cuma

LİLA VE MOR


Sizlerle Marine Kombinim başlıklı yazımda askeri detaylar eklediğim lacivert ceketimi paylaşmış ve ceketleri başkalaştırmak üzere aklımda başka fikirler de olduğundan bahsetmiştim.

Gördüğünüz mor ceketim bu fikirlerden biri. 


Bu ceket süslemesinin orijinalini ve ayrıntılarını burada bulabilirsiniz.

Ceketle aynı tonda saten şeritler yapmak yerine, ben hazır kurdele kullanmayı tercih ettim, çok daha pratik oldu.

Ceketle aynı tonda veya daha kalın bir kurdele kullanabilirdim. Ben mor ve lilayı kombinlemeyi tercih ettim. Daha ince kurdele seçtiğim için, ceketin kollarına da aynı süslemeyi kullanmakta bir sakınca görmedim.

Bu aralar zamanımın büyük kısmını işte ve kursta geçirdiğim düşünülürse benim için çok kullanışlı bir ceket oldu.

Siz de bu süslemeyi eski bir cekete uygulayıp, yepyeni bir ceket elde edebilirsiniz.

Ne dersiniz?

Beğendiniz mi?

1 Kasım 2010 Pazartesi

MARİNE KOMBİNİM


Uzun bir aranın ardından geçen hafta kumaşçıma gidip yeni cicilerim için kumaş alışverişi yaptığımdan bahsetmiştim. Modelleri belirleyip kumaşları da biçtim, hatta teğelleyip hazırladım ancak dikiş makinem annemlerin bağ evinde kaldığı için bir türlü dikemedim.

Nihayet geçen hafta sonu dikiş makineme kavuştum ve bir telaşla dikiş dikmeye başladım.

Yukarıda gördüğünüz ceket ve pantolon ilk iki parça. 

Her zaman olduğu gibi önce ayakkabıları çok beğenip aldım. Ancak sonra farkettim ki benim pek çok kırmızı kıyafetim olmasına rağmen pek fazla beyaz ve lacivert kıyafetim yokmuş. 

Anlayacağınız bu lacivert ceket bu ayakkabıların hatırına tasarlandı.

Geçen seneden beri süre gelen ve bu yıl hatta gelecek yıl da devam edeceği öngörülen askeri trende uygun bir şeyler dikmek istiyordum zaten.


Ceketin üzerindeki ilikleri grogren kurdele ile yaptım. Gümüş gri metal düğmeleri almaya henüz fırsatım olmadığından düğmesiz halini görüyorsunuz.

Siz de dikmeseniz bile hazır alacağınız bir hırkanın üzerine kurdele veya kordonla askeri detaylar yapıp, bambaşka bir kıyafet elde edebilirsiniz.

Hırkaların başkalaştırmak üzere aklımda bir kaç tasarım daha var. Umarım yakın zaman da onları sizinle paylaşbilirim.

Şimdilik bu kadar.

Sevgiyle kalın !

19 Ekim 2010 Salı

YENİ CİCİLERİM


Bir şeyler dikmeyeli, incik boncukla uğraşmayalı o kadar uzun zaman oldu ki, özlemişim iğneyi ipliği.

Ankara'ya giderken annem takılmıştı bana, dikiş makineni de götür istersen, özlersin diye. Sadece şaka yapmıştı ama ben gerçekten özlemişim makinemi.

Geçtiğimiz hafta çamaşır, ütü, ev işi derken koşturmacayla geçti, ancak yerleşebildik evimize. Nihayet bugün zaman bulup kumaşçıma gittim aylar sonra. 

Kumaş kokusunu bile özlemişim, trikolar, yünlüler, krepler, satenler....

Şimdilik bir kaç parçayla yetindim. 

Aklımda bir dolu model var.

Umarım yakın bir zamanda dikilmiş hallerini de paylaşırım sizlerle.

Görüşmek üzere....

21 Eylül 2010 Salı

YEŞİL FIRFIRLAR


Uzun zamandır yeni bir şeyler yapıp paylaşamıyorum sizinle. En azından bir kaç hafta daha bir şeyler tasarlamam zor görünüyor. Bu zaman geçene kadar sizlerle elimde olanları paylaşacağım.

Ramazan ayının son günlerinde dikiş makinemden bir süre ayrı kalacağım için telaşlanıp, alelacele bir kaç şey dikmiştim. Bu yeşil tişört onlardan biri.

Sade, basit bir tişört, ancak omuzlarına yerleştirdiğim minik fırfırlar oldukça farklı bir hava kattı.

Tişörtümü daha önce bahsettiğim sarı pantolonumla, yeşil ayakkabılarım ve sarı çantamla kombinlemiştim. Ancak şu an yanımda sadece tişört olduğu için bütün kombini paylaşamıyorum maalesef.

Yazın son günlerini yaşadığımız şu günlerde yazdan kalma tişörtümü beğenirsiniz umarım.

Herkese sevgiler...

Kayseri'deki şekerlerim hepinizi çok özledim, öpüldünüz.

13 Ağustos 2010 Cuma

HÜZÜNLÜ GRİNİN HAVAİ PEMBEYE AŞKI


Pembeye olan tutkulu aşkımdan defalarca kez söz etmiştim. Evimin oturma odası pembe ve yeşil, antresi pembe ve mor ve salonum pembe ve krem...Sanırım bu kadarı bile pembe aşkımın boyutlarını anlatmaya yeter.

Tabi kıyafetlerimin de çoğu pembe ağırlıklı idi ta ki annem ve arkadaşlarımdan sonra eşim de artık pembe dışında renkler de kullansan mı acaba diyerek nazikçe beni uyarana dek.

Bu uyarıyla öyle bir renk arayışına girdim ki, ortaya rengarenk kıyafetler çıktı.

Ancak bu sefer de pembeyi ihmal ettiğimi farkettim. En son Betty Boop tişörtüm pembeymiş.

Aceleten pembe kumaş arayışına girip kendime pembe ve griyle bir kombin tasarladım.

Pembe bence her renkle kullanılabilir ancak her ton pembenin her ton griyle inanılmaz bir uyumu var. İşin içine bir de gümüş gri girince bence çok şık bir kombinasyon ortaya çıkıyor.



Gömlek için oldukça emek harcadım. Bu volanlı gömleklere belki siz de rastlamışsınızdır. Gömlek patı boyunca uzayan volan göğüste bir güle dönüşüyor. Bence harika bir tasarım.




Ben bu tasarıma farklı bir yorum katıp volanı pembe ve gümüş gri olarak iki renkli yaptım.



Kollara da ayrıca dikkat. 



Tabiki her kombin de olduğu gibi en önemli parça olan ayakkabılarıma da ayrıca dikkatinizi çekerim.

Evet aylar sonra yepyeni bir pembe kıyafetim oldu, çok mutluyum.

Herkese mutlu haftasonları...

12 Ağustos 2010 Perşembe

KARŞINIZDA MOR KOMBİNİM


En yeni takıntım renkli pantolonlardan size bahsetmiş, turkuaz kombinimi de sizinle paylaşmıştım.

Yeni pantolonum mor.

Aslında aklımdaki çok farklı bir renkle kombinlemekti, mesela pembe, sarı, kırmızı yada yeşil.

Ancak pantolonu dikince renk bana çok parlak geldi ve başka bir iddialı renk kullanmaya cesaret edemedim.


Pantolonumla kullanabileceğim birşey ararken farkettim ki ben mor tonlarında amma çok kıyafet dikmişim.


İşte bunlardan birkaçı. Bana sorarsanız ilk fotoğraftaki kombin en şık oldu.

Sizce?

5 Ağustos 2010 Perşembe

TURKUAZ KOMBİNİM


Nerede ne zaman gördüm de aklıma takıldı bilmiyorum ama uzun süredir turkuaz bir pantolon dikmek istiyordum.
Ama ne yazık ki bir türlü turkuaz renkte pantolonluk kumaş bulamıyordum.

Geçenlerde renk renk pantolonluk kumaşlar buldum. Tabi hemen önce turkuaz sonra da bir kaç farklı renginden aldım. 

Turkuaz pantolonumu, kumaşı eve getirir getirmez diktim.


Üzerine kombinlediğim siyah bluz ise yine Burda dergisinden aldığım bir model.

Modeli aslında asimetrik tek omuz ancak diğer omuza da büzgülü bir parça koyarak hem rahat kullanım hem de orjinallik sağlamışlar. Bu yaz için en favori modelim diyebilirim. Bu modeli kullanarak tasarlanacak bir kaç kıyafet daha var aklımda.



Ayakkabılar ve kolye 'Jeunne&Belle'in indiriminden.


Renkli pantolonlarımı dikmeye devam edeceğim.

Sırada mor ve sarı var. 

Üstelik üst kombinleri için de zıt renkler kullanmayı düşünüyorum.

Herkese serin günler dileğiyle....

3 Ağustos 2010 Salı

STRAPLEZ ELBİSE


Sıcak sıcak sıcak......

Sanki hiç bu kadar sıcak olmamıştı!

Bütün bir yazı of demeden geçirdiğimiz evimiz bu sene ateş topu adeta.

Bu sebeple devamlı gezme modundayız, nereyi serin bulduk oradayız.

Çok fazla evde oturamadığımdan, yeni şeyler tasarlayıp paylaşamıyorum sizlerle.

 Zaman buldukça dikiş dikiyorum.

Sizi bilmem ama ben straplez elbiseleri, bluzları çok seviyorum. Mesela son yıllarda aldığım bütün mayoları straplez almışım. Bu sene tatil için valizimizi hazırlarken farkettim.

Her ne kadar straplez için uygun geniş omuzlarım olsa da maalesef kas değil ama yağlardan oluşan pazularım var. Bu sebeple giyemiyorum straplez.

Burda dergisinin Temmuz sayısında çok şık bir elbise modeli görünce dayanamadım. Yakışmasa da, bir straplez elbisem olsun diyerek bu elbiseyi diktim.

Elbisenin kumaşını kayınvalidem vermişti. Tahminimce çok eski bir kumaş.


Elbisemi dış mekanlarda da rahatça giyebilmek için üzerine beyaz penyeden kısa bir ceket diktim. Modeli tamamen benim tasarımım.


Ayakkabılara gelince, birkaç yıl önce İstanbul'da Kadıköy Pazarından almıştım.

Yaklaşık 50 TL gibi bir fiyata komple bir kıyafet yaptım.

Askıda çok da anlaşılmıyor ama fena olmamış değil mi?

7 Temmuz 2010 Çarşamba

KELEBEK AŞKINA


Daha önce ayakkabı sevdamdan ve genelde önce ayakkabı alıp, daha doğrusu aşık olduğum ayakkabıyı alıp, o ayakkabıya uygun kıyafet tasarlamaya çalıştığımdan bahsetmiştim.


Aynı şeyi bu yukarıda gördüğünüz kolye için de yaşadım. Bu kolyeyi belki siz de MANGO mağazalarında görmüşsünüzdür. Ben gördüğüm an aşık oldum. Rengarenk, gösterişli, üstelik  kelebekli...

Bu kolyeyi kullanmak için sarı bir gömlek canlandırdım gözümde.

İşte sarı gömleğim ve kolyem. 



Yalnız henüz karar veremediğim bir şey var ki o da bu gömlek ne renk ayakkabıyla giyilir?

Sarı, çok fazla sarı olur.

Kırmızı, mavi, yeşil, beyaz  veya krem .....

Sizce ?

2 Temmuz 2010 Cuma

KOKOŞ HANIM



Mürdümle mor arası tuniğimi biraz olsun renklendirmek için önce bir kolye yapmak istedim. Ancak tuniğimin kumaşı metale karşı fazlasıyla duyarlı, böylece kolyeden vazgeçtim. 

Daha önce yaptıklarımdan farklı bir broş yapmaya karar verdim. 


Danteldi, boncuktu, deriydi, tüydü derken ortaya bu kokoş hanım çıktı.



















Sadece sırtında büzgü detayı olan tuniğimin aksine fazlasıyla iddialı broşum zıtlıklarıyla güzel bir kombin oluşturdu.

 

Bu da tuniğim ve ayakkabılarım. Beni yakından tanıyan bütün arkadaşlarım bilir, ben bir ayakkabı delisiyim. Her gün bir çift ayakkabı alsam, bıkmam ayakkabılardan. Herşeyden fedakarlık ederim ama ayakkabılarımdan vazgeçemem.Öyle marka takıntım da yoktur. Yeter ki  beni kendine aşık edecek bir detayı olsun. Bazen rengine, bazen topuğuna, bazen ufacık bir aksesuarına vurulur, nerede nasıl giyeceğim diye düşünmeden ayakkabı alırım. Sonra da ayakkabıya kıyafet uydurmaya çalışırım. Bu bahaneyle ayakkabılarımı da sizinle paylaşayım istedim.



Bu arada Özgül'üm tuniğin kumaşı sana tanıdık geldi mi?


Not. Bu arada bu kokoş hanımın adı minik serçe olarak değiştirildi. 10 marifetteki arkadaşlar Sezen Aksu ya benzettiler kendisini. Gerçekten de benziyor değil mi?