ayakkabı etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
ayakkabı etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

13 Ağustos 2010 Cuma

HÜZÜNLÜ GRİNİN HAVAİ PEMBEYE AŞKI


Pembeye olan tutkulu aşkımdan defalarca kez söz etmiştim. Evimin oturma odası pembe ve yeşil, antresi pembe ve mor ve salonum pembe ve krem...Sanırım bu kadarı bile pembe aşkımın boyutlarını anlatmaya yeter.

Tabi kıyafetlerimin de çoğu pembe ağırlıklı idi ta ki annem ve arkadaşlarımdan sonra eşim de artık pembe dışında renkler de kullansan mı acaba diyerek nazikçe beni uyarana dek.

Bu uyarıyla öyle bir renk arayışına girdim ki, ortaya rengarenk kıyafetler çıktı.

Ancak bu sefer de pembeyi ihmal ettiğimi farkettim. En son Betty Boop tişörtüm pembeymiş.

Aceleten pembe kumaş arayışına girip kendime pembe ve griyle bir kombin tasarladım.

Pembe bence her renkle kullanılabilir ancak her ton pembenin her ton griyle inanılmaz bir uyumu var. İşin içine bir de gümüş gri girince bence çok şık bir kombinasyon ortaya çıkıyor.



Gömlek için oldukça emek harcadım. Bu volanlı gömleklere belki siz de rastlamışsınızdır. Gömlek patı boyunca uzayan volan göğüste bir güle dönüşüyor. Bence harika bir tasarım.




Ben bu tasarıma farklı bir yorum katıp volanı pembe ve gümüş gri olarak iki renkli yaptım.



Kollara da ayrıca dikkat. 



Tabiki her kombin de olduğu gibi en önemli parça olan ayakkabılarıma da ayrıca dikkatinizi çekerim.

Evet aylar sonra yepyeni bir pembe kıyafetim oldu, çok mutluyum.

Herkese mutlu haftasonları...

5 Ağustos 2010 Perşembe

TURKUAZ KOMBİNİM


Nerede ne zaman gördüm de aklıma takıldı bilmiyorum ama uzun süredir turkuaz bir pantolon dikmek istiyordum.
Ama ne yazık ki bir türlü turkuaz renkte pantolonluk kumaş bulamıyordum.

Geçenlerde renk renk pantolonluk kumaşlar buldum. Tabi hemen önce turkuaz sonra da bir kaç farklı renginden aldım. 

Turkuaz pantolonumu, kumaşı eve getirir getirmez diktim.


Üzerine kombinlediğim siyah bluz ise yine Burda dergisinden aldığım bir model.

Modeli aslında asimetrik tek omuz ancak diğer omuza da büzgülü bir parça koyarak hem rahat kullanım hem de orjinallik sağlamışlar. Bu yaz için en favori modelim diyebilirim. Bu modeli kullanarak tasarlanacak bir kaç kıyafet daha var aklımda.



Ayakkabılar ve kolye 'Jeunne&Belle'in indiriminden.


Renkli pantolonlarımı dikmeye devam edeceğim.

Sırada mor ve sarı var. 

Üstelik üst kombinleri için de zıt renkler kullanmayı düşünüyorum.

Herkese serin günler dileğiyle....

3 Ağustos 2010 Salı

STRAPLEZ ELBİSE


Sıcak sıcak sıcak......

Sanki hiç bu kadar sıcak olmamıştı!

Bütün bir yazı of demeden geçirdiğimiz evimiz bu sene ateş topu adeta.

Bu sebeple devamlı gezme modundayız, nereyi serin bulduk oradayız.

Çok fazla evde oturamadığımdan, yeni şeyler tasarlayıp paylaşamıyorum sizlerle.

 Zaman buldukça dikiş dikiyorum.

Sizi bilmem ama ben straplez elbiseleri, bluzları çok seviyorum. Mesela son yıllarda aldığım bütün mayoları straplez almışım. Bu sene tatil için valizimizi hazırlarken farkettim.

Her ne kadar straplez için uygun geniş omuzlarım olsa da maalesef kas değil ama yağlardan oluşan pazularım var. Bu sebeple giyemiyorum straplez.

Burda dergisinin Temmuz sayısında çok şık bir elbise modeli görünce dayanamadım. Yakışmasa da, bir straplez elbisem olsun diyerek bu elbiseyi diktim.

Elbisenin kumaşını kayınvalidem vermişti. Tahminimce çok eski bir kumaş.


Elbisemi dış mekanlarda da rahatça giyebilmek için üzerine beyaz penyeden kısa bir ceket diktim. Modeli tamamen benim tasarımım.


Ayakkabılara gelince, birkaç yıl önce İstanbul'da Kadıköy Pazarından almıştım.

Yaklaşık 50 TL gibi bir fiyata komple bir kıyafet yaptım.

Askıda çok da anlaşılmıyor ama fena olmamış değil mi?

14 Temmuz 2010 Çarşamba

İŞTE TASARIM AYAKKABILARIM


Profilimi okuduysanız kendi ayakkabılarımı hatta mobilyalarımı da kendim tasarlamak istediğimden söz etmiştim.

Zaman zaman eşime şöyle bir koltuğumuz olsa, şöyle bir sehpamız olsa dediğimde, senin hayalindeki eşyayı nasıl bulalım, en iyisi sana bir marangozhane kuralım diyerek takılır bana.

Marangozhane için daha epey beklemem gerekli ama ayakkabı tasarımı için kolları sıvamaya karar verdim. Burda dergisinin temmuz sayısında bir ayakkabı süsleme örneği vardı.

Benim de dolabımda yıllardır giymediğim, artık gözden çıkardığım siyah bir ayakkabı vardı. Alırken de çok fazla para vermemiştim. Dolayısıyla içimden geldiği gibi süslemekte bir sakınca görmedim.


Yapılışına gelince; rugan deriden üç farklı boyda 4 er tane  yuvarlak kesiyoruz.


Her yuvarlak parçayı fotoğrafta gördüğünüz gibi önce ikiye sonra dörde katlayıp,  ortasından el dikişiyle sabitliyoruz.


Diktiğimiz derileri istediğimiz gibi sıcak silikonla ayakkabıya yapıştırıyoruz.

Ben sadece ayakkabını arka kısmına yarım çiçek görüntüsü verecek şekilde yapıştırmayı tercih ettim.


Bir de taş eklemeyi düşünmüştüm ama ayakkabı bu haliyle de yeterince kokoş oldu.

Benim için bile kokoşluğunda bir sınırı var.


Sizce nasıl olmuş?

Bu aralar değerli yorumlarınızı esirgiyorsunuz benden. Betty Boop tişörtüme bile tepki vermediniz.

Koyu renk fonun gözü yorduğu yönündeki eleştirilere kulak vererek blogun tasarımını da değiştirdim.

Bu konuda da yorumlarınız bekliyorum.

Hepinizi öpüyorum.

Mutlu Çarşambalar....

7 Temmuz 2010 Çarşamba

KELEBEK AŞKINA


Daha önce ayakkabı sevdamdan ve genelde önce ayakkabı alıp, daha doğrusu aşık olduğum ayakkabıyı alıp, o ayakkabıya uygun kıyafet tasarlamaya çalıştığımdan bahsetmiştim.


Aynı şeyi bu yukarıda gördüğünüz kolye için de yaşadım. Bu kolyeyi belki siz de MANGO mağazalarında görmüşsünüzdür. Ben gördüğüm an aşık oldum. Rengarenk, gösterişli, üstelik  kelebekli...

Bu kolyeyi kullanmak için sarı bir gömlek canlandırdım gözümde.

İşte sarı gömleğim ve kolyem. 



Yalnız henüz karar veremediğim bir şey var ki o da bu gömlek ne renk ayakkabıyla giyilir?

Sarı, çok fazla sarı olur.

Kırmızı, mavi, yeşil, beyaz  veya krem .....

Sizce ?

2 Temmuz 2010 Cuma

KOKOŞ HANIM



Mürdümle mor arası tuniğimi biraz olsun renklendirmek için önce bir kolye yapmak istedim. Ancak tuniğimin kumaşı metale karşı fazlasıyla duyarlı, böylece kolyeden vazgeçtim. 

Daha önce yaptıklarımdan farklı bir broş yapmaya karar verdim. 


Danteldi, boncuktu, deriydi, tüydü derken ortaya bu kokoş hanım çıktı.



















Sadece sırtında büzgü detayı olan tuniğimin aksine fazlasıyla iddialı broşum zıtlıklarıyla güzel bir kombin oluşturdu.

 

Bu da tuniğim ve ayakkabılarım. Beni yakından tanıyan bütün arkadaşlarım bilir, ben bir ayakkabı delisiyim. Her gün bir çift ayakkabı alsam, bıkmam ayakkabılardan. Herşeyden fedakarlık ederim ama ayakkabılarımdan vazgeçemem.Öyle marka takıntım da yoktur. Yeter ki  beni kendine aşık edecek bir detayı olsun. Bazen rengine, bazen topuğuna, bazen ufacık bir aksesuarına vurulur, nerede nasıl giyeceğim diye düşünmeden ayakkabı alırım. Sonra da ayakkabıya kıyafet uydurmaya çalışırım. Bu bahaneyle ayakkabılarımı da sizinle paylaşayım istedim.



Bu arada Özgül'üm tuniğin kumaşı sana tanıdık geldi mi?


Not. Bu arada bu kokoş hanımın adı minik serçe olarak değiştirildi. 10 marifetteki arkadaşlar Sezen Aksu ya benzettiler kendisini. Gerçekten de benziyor değil mi?