beyaz etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
beyaz etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

12 Ocak 2011 Çarşamba

SİYAH VE BEYAZ


Bu hafta sonu İnşallah kursumun son haftasına katılmak üzere Ankara'ya gidiyorum. Şubatın 5'indeki sınavıma kadar tam zamanlı ders çalışıyor olacağım.

Bu sebeple bütün uğraşlarımı rafa kaldırdım. Sınavı atlatana kadar, bu gördüğünüz yelek elimden çıkan son parça.


Daha önce diktiğim geniş yakalı beyaz bir gömleği tamamlaması için diktim bu yeleği ancak gömlek yeleğin yakasını kapattığı için bu şekilde görüntülemeyi tercih ettim.


Yakası için epey bir emek verdim. Ancak gayet şık ve farklı oldu.

4 Ocak 2011 Salı

BEMBEYAZ


Ceketlerimin içine giymek için beyaz bir bluz diktim. Ama biraz fazla sade oldu. İlle herşeye bir şıkırtı katmadan rahat edemediğim için,  o haliyle içime sinmedi. 

Bembeyaz görüntüsünü bozmamak için sadece beyaz renkli aksesuarlarla süsledim.

Belki şu haliyle kendini çok belli etmese de koyu renk bir ceketin içinde gayet şık görünüyor.

Bu kadar bembeyaz bir yazıyı da çok sevdiğim bu şiiri yazmadan bitiremedim:

JÜRİ
'Bütün renkler aynı hızla kirleniyordu,
 Birinciliği beyaz verdiler. '
                                                                                                                  Özdemir Asaf

1 Kasım 2010 Pazartesi

MARİNE KOMBİNİM


Uzun bir aranın ardından geçen hafta kumaşçıma gidip yeni cicilerim için kumaş alışverişi yaptığımdan bahsetmiştim. Modelleri belirleyip kumaşları da biçtim, hatta teğelleyip hazırladım ancak dikiş makinem annemlerin bağ evinde kaldığı için bir türlü dikemedim.

Nihayet geçen hafta sonu dikiş makineme kavuştum ve bir telaşla dikiş dikmeye başladım.

Yukarıda gördüğünüz ceket ve pantolon ilk iki parça. 

Her zaman olduğu gibi önce ayakkabıları çok beğenip aldım. Ancak sonra farkettim ki benim pek çok kırmızı kıyafetim olmasına rağmen pek fazla beyaz ve lacivert kıyafetim yokmuş. 

Anlayacağınız bu lacivert ceket bu ayakkabıların hatırına tasarlandı.

Geçen seneden beri süre gelen ve bu yıl hatta gelecek yıl da devam edeceği öngörülen askeri trende uygun bir şeyler dikmek istiyordum zaten.


Ceketin üzerindeki ilikleri grogren kurdele ile yaptım. Gümüş gri metal düğmeleri almaya henüz fırsatım olmadığından düğmesiz halini görüyorsunuz.

Siz de dikmeseniz bile hazır alacağınız bir hırkanın üzerine kurdele veya kordonla askeri detaylar yapıp, bambaşka bir kıyafet elde edebilirsiniz.

Hırkaların başkalaştırmak üzere aklımda bir kaç tasarım daha var. Umarım yakın zaman da onları sizinle paylaşbilirim.

Şimdilik bu kadar.

Sevgiyle kalın !

24 Ağustos 2010 Salı

AY DEDE EVİN NEREDE?


Ay Dede bizim evde her gün ismi geçen yakın ve çok sevilen bir aile dostu gibi. Oğlum da bu yaşlardayken bayılırdı, şimdi kızım da havanın kararmaya başladığını farkettiği an, o küçücük kafasını göğe kaldırıp dakikalarca Ay Dede arıyor. O gün henüz görüş alanımızda değilse başlıyoruz şarkı söylemeye:

Ay Dede 
evin nerede?
iki taşın arası
yağ getir bal getir
ben yiyim sen bak
senin adın tombak!

Sonra tekrar arıyoruz Ay Dede yi hala yok, bu sefer meraklı gözlerle soruyor:

Anne, Ay Dede nerede? Uyuyor mu? Evine mi ditti?

Nedendir bilmem, ayın bir sempatisi var. Bu yüzden de çok kullanılan bir figür. 



Çok yakın bir zamanda kuzenim in bir bebeği olacak. Yeni evli çiftimiz de aileler de bebek için çok heyecanlı. Ben de bir kapı süsü yaparak hazırlıklara katkı da bulunmak istedim. Daha önceki kapı çelenklerinden farklı bir şeyler yapmak istedim. Anneciğimin önerisiyle mavi beyaz bir aydede tasarladık.

Çok başarılı fotoğraflar çekememişim ne yazık ki, ama bence şık ve değişik oldu.



Tabi tüllerle süslenmiş bir kapıda, bir de içine oturtacağımız bebek veya ayıcık eklenince çok daha şık görünecek. 

Anne ve babasının bebeklerine hayırla kavuşmaları dileğiyle.

22 Haziran 2010 Salı

KIRMIZI ve LACİVERT ve BEYAZ


Başınız sıkışsa aileniz dışında tereddütsüz arayabileceğiniz kaç kişi var? Öyle sadece önemli mevzular için değil, saçma sapan bir sebeple bile olsa nazınızı çekecek, ayıp mı olur, kırılır mı demeden içinizden geldiği gibi davrandığınız, yanında bütün maskelerinizi çıkardığınız, en zayıf tarafınızı sakınmadığınız biri var mı?

Benim hayatımda böyle biri var. Canımı hatta canımdan kıymetli evlatlarımı bile güvenebileceğim, her türlü derdimi paylaşabileceğim bir şeker dostum var benim.

Sıkıntısını kendi derdim gibi bilip sıkıntı ettiğim, kendi adıma diliyormuş gibi onun için de umutlar biriktirdiğim, dualarımdan eksik etmediğim bir can arkadaşım; Asuman.

Benim pembeye olan sevdam gibi onun da kırmızı, lacivert ve beyaz beraberliğine tutkulu bir beğenisi var. Mavi ve beyaz gömleklerim için bir broş yapmak istedim ve ortaya yukarıda gördüğünüz broş çıktı. 

Bu broşun da bana Asu'cuğumu hatırlatmaması imkansızdı. Broşu kendim kullanmaya kıyamadım, bu Asuman'ın olmalı diye düşündüm ve kendime yeni bir broş tasarladım. Kendi broşumu 'Huzurun Rengi Mavi' başlıklı yazımda sizinle paylaşmıştım.

Bugüne kadar beklememin sebebine gelince bugün Asuman'cığımın doğumgünü. Broş vasıtasıyla burdan canım arkadaşımın doğumgününü de kutlamak istedim. Çok küçük bir hediye ama kabul ederse broş da doğumgünü hediyesi olsun istedim.

İyi ki doğdun, iyi ki varsın canım arkadaşım.

Eşinle, oğlunla daha nice yıllar sağlıklı ve huzurlu yaşa.