13 Eylül 2010 Pazartesi

YILLAR SONRA YENİDEN ANKARA


Yıllar önce üniversiteyi kazanıp ta Ankara'ya geldiğimde müthiş bir heyecan kaplamıştı içimi. Hem çok mutluydum hem çok endişeli. Annem babam beni yurda bırakıp, arabalarına bindikleri an ağlamaya başlamıştım. Derin bir yalnızlık, başedilemez bir hüzün çökmüştü üzerime. Odalara sığamamıştım, dolaşıp durmuştum sokaklarda. Hele ilk gece gözümü kırpmadan sabahı sabah etmiştim. 

Sonraki bir kaç hafta da oldukça zorlayıcı geçmişti. Ama arkadaş edindikçe, işlerimi yoluna koydukça sevdim Ankara'yı. Hatta zamanla bağlandım, kopamaz oldum.


Mezuniyet törenimde diplomamı alıp döneceğim gün arabaya bindiğimde, o ilk gün ailemin beni bıraktığında içime dolan huzursuzluğu duydum içimde, gözyaşlarımı yine tutamadım.



O gün bugün hala özlerim Ankara'yı özellikle de Odtü'yü. 



Size daha önce bahsettiğim gibi üç ay Ankara'da olacağım. Tekrar Ankara'da olmak yine çok heyecanlandırdı beni. Ancak Ankara'ya gelip kiraladığımız eve yerleştiğimiz ilk gün, üniversite yıllarımın ilk günündeki gibi bir huzursuzluk kapladı içimi. Eşim çocuklarım yanımda olmasına rağmen çok yalnız hissettim kendimi. Annemi babamı deli gibi özlediğimi hissettim. Sanki evim çok uzaklarda kalmış da dönemeyecekmişim gibi bir telaş kapladı içimi.


Bu huzursuzlukta bizi karşılayan müdüre hanımın tavrının da payı büyük tabi.

Kaldığımız ev bir beş katlı bir apartmanın giriş katı. Binada hepsi stüdyo tarzı yani 1+1 yirmi iki daire var. Genelde öğrenciler veya bekar insanlar yaşıyormuş. Çocuklu bir ailenin 1+1 dairede yaşaması beklenemez tabi. Biz de geçici bir dönem kalacağımız için tercih ettik.

Telefon görüşmemizde gayet sıcak olan hanımefendi, çocukları görünce yüzünü buruşturdu. Çocuklar problem olurmuş. Neden ? Öğrenciler ders çalışacakmış gürültü olurmuş. Sonra eşyalara zarar verirlerseymiş, falan filan... Merak etmeyin sizin öğrencilerinizden daha sessiz ve zararsız olacaklarına emin olabilirsiniz dedim. 

Her neyse eve yerleştik. Oldukça temiz ve konforlu. Üstelik kurs yerine de oldukça yakın. İlk günlerin huzursuzluğu nispeten azaldı.



Bu hafta oğluşum da geri dönecek malum okul başlıyor. Bakalım nasıl olacak.

Şimdilik Ankara'dan haberler bu kadar. 

Herkese selamlar..... 

4 yorum:

morinek dedi ki...

yaa işte böyledir ankara benide bırakmıyor gerçi ben burada doğdum ama gri havasını rengini pek sevmem ankaranın yinede garip bi bağımız var:)

ozgulkay dedi ki...

cnm benim,
fotolari gorunce icim tuhaf oldu,ne kadar ozlemisim :((
simdi kampuste bir baska guzeldir..

1+1 ev ile cozum bulmaniz iyi olmus,nasil olsa 3 aylik sure gecer hemen..

bu ara arayamadim seni,karisik isler icindeyiz,telde detaylica anlatacagim,,
hepinizi optum..

sevim dedi ki...

eski duygular kazınmışsa beyne unutulamaz zaten 3ay çokda uzun gibi görünmüyor umarım az özlemli bir 3ay olur sizin için

minihobi dedi ki...

Tekrar hoşgeldiniz o zaman Ankara'ya.

Uzun süredir kuğuluya uğramamıştım bir ya da iki sene sanırım hüzünlendim görünce, sizin anlatımınızda etkiledi sanırım.

İnşallah güzel geçer buradaki zamanınız.

Ankara soğuk da olsa gri de olsa sarıyor işte insanı...