sıla hasreti etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
sıla hasreti etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

9 Ekim 2010 Cumartesi

KITLIK KAÇ GÜN KIRK GÜN


Çocukluğumdan beri sıkıntılı bir durum söz konusu oldu mu, babam, en endişeli o olsa da, hemen kendini toparlar ve o veciz sözlerinden birini söylerdi. Bu sözlerden en çok kullandığı da,  'kıtlık kaç gün, kırk gün'.

Bu söz ne anlama gelir hiç bir fikrim yoktu, ama babam böyle söylediği zaman bilirdim ki o sıkıntı geçecek.

Üniversite için Ankara'ya geldiğim dönemde daha önce de bahsettiğim gibi hem çok heyecanlanmış hem de müthiş bir huzursuzlukla endişe duymuştum. Babamla her görüşmemizde ben onları ne kadar özlediğimi anlatır, yeni hayatımdaki sıkıntılardan dert yanardım. O da boğazının düğüm düğüm olduğu sesinden belli olmasına rağmen, bütün soğukkanlılığıyla yine aynı sözü tekrarlardı: 'Kıtlık kaç gün, kırk gün!'

Bir, iki, üç derken her seferinde aynı sözü duymaktan sıkılıp, bir gün nedir bu kıtlık lafı, ne alakası var benim durumumla diyerek isyan ettim. İnsanoğlu başına gelen her şeye zamanla alışır, en çok kırk gün sürer her sıkıntı, kırk birinci gün artık hayatının bir parçası olur diye açıkladı babacığım.

Gerçekten de her türlü değişime zamanla ayak uydurur insanoğlu. Ama henüz kırk gün olmadığından belki ben oğluşumdan uzakta yaşamaya alışamadım. Bence bir annenin evladından uzakta kalmaya alışmasına yetecek süre de yoktur zaten.

Ankara'daki bir ayımızı tamamlayıp, Pazar günü evimize, oğlumuza, ailemize, dostlarımıza geri dönüyoruz.

Kursum iki ay daha devam edecek, ancak ben geri kalan bölümünü Kayseri-Ankara arası mekik dokuyarak tamamlamaya karar verdim. 

Oğluma, anneme, babama ve kardeşime daha fazla dayanamayacağımı anladım.

Dostlarımı, can arkadaşlarımı, evimi çok özledim.

Belki bu Ankara'dan size yazdığım son yazı olacak. Kayseri'de görüşmek üzere sağlıcakla kalın...

13 Eylül 2010 Pazartesi

YILLAR SONRA YENİDEN ANKARA


Yıllar önce üniversiteyi kazanıp ta Ankara'ya geldiğimde müthiş bir heyecan kaplamıştı içimi. Hem çok mutluydum hem çok endişeli. Annem babam beni yurda bırakıp, arabalarına bindikleri an ağlamaya başlamıştım. Derin bir yalnızlık, başedilemez bir hüzün çökmüştü üzerime. Odalara sığamamıştım, dolaşıp durmuştum sokaklarda. Hele ilk gece gözümü kırpmadan sabahı sabah etmiştim. 

Sonraki bir kaç hafta da oldukça zorlayıcı geçmişti. Ama arkadaş edindikçe, işlerimi yoluna koydukça sevdim Ankara'yı. Hatta zamanla bağlandım, kopamaz oldum.


Mezuniyet törenimde diplomamı alıp döneceğim gün arabaya bindiğimde, o ilk gün ailemin beni bıraktığında içime dolan huzursuzluğu duydum içimde, gözyaşlarımı yine tutamadım.



O gün bugün hala özlerim Ankara'yı özellikle de Odtü'yü. 



Size daha önce bahsettiğim gibi üç ay Ankara'da olacağım. Tekrar Ankara'da olmak yine çok heyecanlandırdı beni. Ancak Ankara'ya gelip kiraladığımız eve yerleştiğimiz ilk gün, üniversite yıllarımın ilk günündeki gibi bir huzursuzluk kapladı içimi. Eşim çocuklarım yanımda olmasına rağmen çok yalnız hissettim kendimi. Annemi babamı deli gibi özlediğimi hissettim. Sanki evim çok uzaklarda kalmış da dönemeyecekmişim gibi bir telaş kapladı içimi.


Bu huzursuzlukta bizi karşılayan müdüre hanımın tavrının da payı büyük tabi.

Kaldığımız ev bir beş katlı bir apartmanın giriş katı. Binada hepsi stüdyo tarzı yani 1+1 yirmi iki daire var. Genelde öğrenciler veya bekar insanlar yaşıyormuş. Çocuklu bir ailenin 1+1 dairede yaşaması beklenemez tabi. Biz de geçici bir dönem kalacağımız için tercih ettik.

Telefon görüşmemizde gayet sıcak olan hanımefendi, çocukları görünce yüzünü buruşturdu. Çocuklar problem olurmuş. Neden ? Öğrenciler ders çalışacakmış gürültü olurmuş. Sonra eşyalara zarar verirlerseymiş, falan filan... Merak etmeyin sizin öğrencilerinizden daha sessiz ve zararsız olacaklarına emin olabilirsiniz dedim. 

Her neyse eve yerleştik. Oldukça temiz ve konforlu. Üstelik kurs yerine de oldukça yakın. İlk günlerin huzursuzluğu nispeten azaldı.



Bu hafta oğluşum da geri dönecek malum okul başlıyor. Bakalım nasıl olacak.

Şimdilik Ankara'dan haberler bu kadar. 

Herkese selamlar.....