6 Ekim 2010 Çarşamba

FAKINDA OLALIM !

Öğrenciyken boş vaktimiz oldu mu kendimizi Kızılay'a atardık. Güvenpark'ta dolmuştan iner, Sakarya, Yüksel, İzmir caddesi dolaşır dururduk.

O zamandan beri kim bilir kaç kez daha geldim Ankara'ya ama Kızılay'a hiç uğramamıştım. Trafiği, kalabalığı, park sorunu derken fırsat bulamamıştım.

Ankara'da ilk kez bu kadar uzun kaldığım için bu sefer bir günümü Kızılay'a ayırayım istedim. Arabayı bırakıp, dolmuşla, hatta ODTÜ dolmuşuyla gidelim istedim ama maalesef eşimi ikna edemediğimden arabayla gittik.

Tabii uzun bir süreyi park yeri aramakla geçirdik, nihayet bir yer bulup park ettikten sonra başladık sokak sokak dolaşmaya. Yıllar öncesinin izini sürdüm bütün sokaklarda, köşe başlarında, kafelerde, pastanelerde, mağazalarda ...

Çoğu yer kapanmış, yeni mekanlar, yeni mağazalar açılmıştı. Ben her adımımda başka bir anıyı anımsayarak yürüdüm o kaldırımlarda.

Gezerken yanımda eşim ve kızım da vardı tabi. Gezdirirken kolay olsun diye kızımı pusete oturtmuştuk. Ama tam tersine puset bizim için sorun oldu. Daha önce hiç fark etmemişim, her yer merdivenmiş....

Yolun karşısına geçeceksin üst geçitlere tırmanan dev merdivenler karşında, sokak başları merdiven üstüne merdiven.... İki adımda bir puseti kucaklayıp taşımaktan yorgun düşüp, sonunda kızımızı elinden tutup yürütmeye, puseti de katlayıp elimizde taşımaya karar verdik.

Koskoca başkentin göbeğinde en azından merdivenin yanına rampa yapmayı, üst geçitlere asansör koymayı düşünememiş mi, hiç kimse?

Zor da olsa çocuklu aileler bir şekilde çözüm bulabilirler belki, peki engelli insanlar ne olacak? Sokağa çıkamayacaklar mı? 

Araba kullanmaya başladığım ilk yıllarda, arabamı bir eczanenin önüne park etmiştim. O caddede dükkanı olan bir esnaf üşenmeden yanıma kadar gelip, arabanızı bir metre öne alabilir misiniz diye rica etmişti, çok kibar bir şekilde. Neden, diye sorduğumda kaldırımdaki rampayı gösterdi bana, engelli arkadaşlar kullanıyor bu rampayı, bu şekilde kullanamazlar dedi. 

O güne kadar hiç bir yerdeki hiç bir rampayı fark etmemiştim ben, ve bu uyarıyla çok utanmıştım, hemen arabamı daha ileri çekmiştim.

O günden beri her gittiğim yerde dikkat ederim engellilerin kullanımı için düşünülmüş herşeye. 

Lütfen siz de dikkat edin, fark edin, fark ettirin.

5 yorum:

minihobi dedi ki...

Teşekkürler bu yazı için, hayat onlar için gerçekten zor bir de biz zorlaştırmayalım,

Şu söz her zaman aklıma gelir, unutmayalımki bir gün biz de engelli olabiliriz,

Otoparklarda da onların yerini çalmayalım lütfen,

Hatırlattığınız için tekrar teşekkürler. Bebek arabasıyla biz de çok zorlanmıştık ilk Kızılay'a indiğimizde Allah engelli arkadaşlarımıza sabır ve kolaylık versin...

Cocukla Cocuk dedi ki...

canım arkadaşım senden haberi ankara üzerinden almak ilginç ve aslında biraz buruk gelse de seni okumak güzel..uzun bir süre internet baglantısı sıkıntısı gibi sorunlarım olsa da yazılarını hep okudum ( yorum yazamasam da:(()
hala taşınmadım ama artık geri sayım başladı....

bizim burdaki park problemlerini de biliyorsun, geçenlerde bizim evin arka tarafına yeni kaldırım yapıldı benim aslında sık sık parkettiğim bir yerdi ama tadilat nedeniyle engelliler için de bir rampa yapmışlar ben de ne yazıkki farketmeden önüne parketmişim...arabamın sileceğine takılan bir notla uyandım tabi" bir gün siz de engelli olabilirsiniz"...artık ben de dikkat ediyorum oraya parketmemeye ama ne yazıkki mutlaka biri gelmiş parketmiş oluyor....
.
eeee ne zaman bitecek bu hasret artık, bekliyoruz gelll!!!

ozgulkay dedi ki...

oyle guzel anlatiyorsun ki,o gunlere donuyorum,tekrar yasiyorum sanki o yillari :))
epey oldu ben ankaraya gelmeyeli,eminim cok sey degismistir..
cok ozledim ozellikle kampusu,5 yilimizin gectigi yurtlari,keske bir firsat bulsamda kacabilsem :((

devince dedi ki...

Engelli bir arkadaşım bahsetmişti.Yürüme engelliler okulunda idari kata çıkmak için asansör olmadığından.Bu okul ki engellliler için yapılıyor.
Ankarada o yollara konulan mantar taşlara görme engelliler çarpsın diye konulmuş gibi...Okadar çok şey var ki bunun gibi...Engelli dernekleride birşey yapmıyor üstelik.

sibeltunay dedi ki...

Canım yaa bende yeni okudum bu yazını.Benimde Ankara yıllarımı depreştirdin.İnan çok hüzünlendim.82 de mezun olduğum da Ankara çok güzeldi.Otobüsler bile 1 dakka geç kalmazdı.Kendimi saate proğramlamıştım.Çünkü hiç bir aksilik çıkmazdı.Ara da uğrarım ANKARA'ya benim bindiğim otobüs,dolmuş durakları bile yok.Ben artık gidince resmen yönümü bulamıyorum.Karmakarışık geliyor bana.Nerde o asaletli Ankara demeden de edemedim.Hoşcakal.