Öğrenciyken boş vaktimiz oldu mu kendimizi Kızılay'a atardık. Güvenpark'ta dolmuştan iner, Sakarya, Yüksel, İzmir caddesi dolaşır dururduk.
O zamandan beri kim bilir kaç kez daha geldim Ankara'ya ama Kızılay'a hiç uğramamıştım. Trafiği, kalabalığı, park sorunu derken fırsat bulamamıştım.
Ankara'da ilk kez bu kadar uzun kaldığım için bu sefer bir günümü Kızılay'a ayırayım istedim. Arabayı bırakıp, dolmuşla, hatta ODTÜ dolmuşuyla gidelim istedim ama maalesef eşimi ikna edemediğimden arabayla gittik.
Tabii uzun bir süreyi park yeri aramakla geçirdik, nihayet bir yer bulup park ettikten sonra başladık sokak sokak dolaşmaya. Yıllar öncesinin izini sürdüm bütün sokaklarda, köşe başlarında, kafelerde, pastanelerde, mağazalarda ...
Çoğu yer kapanmış, yeni mekanlar, yeni mağazalar açılmıştı. Ben her adımımda başka bir anıyı anımsayarak yürüdüm o kaldırımlarda.
Gezerken yanımda eşim ve kızım da vardı tabi. Gezdirirken kolay olsun diye kızımı pusete oturtmuştuk. Ama tam tersine puset bizim için sorun oldu. Daha önce hiç fark etmemişim, her yer merdivenmiş....
Yolun karşısına geçeceksin üst geçitlere tırmanan dev merdivenler karşında, sokak başları merdiven üstüne merdiven.... İki adımda bir puseti kucaklayıp taşımaktan yorgun düşüp, sonunda kızımızı elinden tutup yürütmeye, puseti de katlayıp elimizde taşımaya karar verdik.
Koskoca başkentin göbeğinde en azından merdivenin yanına rampa yapmayı, üst geçitlere asansör koymayı düşünememiş mi, hiç kimse?
Zor da olsa çocuklu aileler bir şekilde çözüm bulabilirler belki, peki engelli insanlar ne olacak? Sokağa çıkamayacaklar mı?
Araba kullanmaya başladığım ilk yıllarda, arabamı bir eczanenin önüne park etmiştim. O caddede dükkanı olan bir esnaf üşenmeden yanıma kadar gelip, arabanızı bir metre öne alabilir misiniz diye rica etmişti, çok kibar bir şekilde. Neden, diye sorduğumda kaldırımdaki rampayı gösterdi bana, engelli arkadaşlar kullanıyor bu rampayı, bu şekilde kullanamazlar dedi.
O güne kadar hiç bir yerdeki hiç bir rampayı fark etmemiştim ben, ve bu uyarıyla çok utanmıştım, hemen arabamı daha ileri çekmiştim.
O günden beri her gittiğim yerde dikkat ederim engellilerin kullanımı için düşünülmüş herşeye.
Lütfen siz de dikkat edin, fark edin, fark ettirin.