çikolata etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
çikolata etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

3 Ocak 2011 Pazartesi

KURABİYE YILBAŞI AĞACI


Bitti bitiyor derken 2010 yılını da tüketip geçmişe gömdük. Yaşasın 2011! Her yeni yılı karşıladığımız gibi, 2011 yılını da gönlümüzde biriktirdiğimiz umutlarımızla karşıladık. İnşallah beklentilerimiz boşa çıkmaz. 

Çocukları birken iki ettiğimizden beri yılbaşı kutlamaları bizim için dostlarla ev ortamında paylaşılır oldu.  Bu sene de sevgili dostlarımız Hatice ve Çetin'in evlerine davetliydik. Çocuklarımızla hep beraber ev rahatlığında eğlenmekten memnun olsak da, nerede o hareketli yılbaşı partileri diyerek hayıflanmadan da edemedik doğrusu.

Yılbaşı partimize lezzet katsın diye hazırladığım kurabiye ağacını da sizlerle paylaşmak istedim. 

Daha önce sevgili komşum Emel'ciğimin kızının doğumgünü için bir kurabiye sepeti hazırlamış ve sizinle Çikolatalı Kurabiyeler başlıklı yazımda sizinle paylaşmıştım. 

Bu sefer yılbaşı amacına uygun olsun diyerek çam formunda bir aranjman hazırlamak istedim. Bu sebeple de kurabiyeleri yerleştireceğim tabanı küçük tutmayı tercih ettim.

Bu amaçla yuvarlak bir kavanozun içine strafor yerleştirip üzerini tül, kurdele ve yılbaşı süsleriyle süsledim.


Tahmin edeceğiniz gibi çubuklar kurabiyelere pişmeden takılıyor. Çam ağacı görüntüsü için farklı boylarda kesmiştim çubukları.

Kurabiyeler piştikten sonra benmari usulü eritilmiş çikolataya bulayıp, streç film kaplı bir tepsiye dizilerek buzdolabında çikolata donana kadar beklettim.

Sonra da çubukları süslediğim kavanoza yerleştirdim. Ancak kafamda tasarladığım şekli veremedim bir türlü . Bir iki denemede kurabiyeleri kırınca çam ağacından vazgeçip, ortaya çıkan şekle razı oldum.


Tam olarak kafamda tasarladığım şeyi elde edemesem de kurabiye ağacım herkes, özellikle de çocuklar tarafından çok beğenildi ve afiyetle yendi.


Bunlar da küçükten büyüğe sıralanmış çocuklarımız. O sırada uyuduğu içi bir tek en küçük cadımız Ceyda'mız eksik. 

Çocuklarımızla, sevdiklerimizle, hepberaber sağlık, huzur, mutlulukla paylaşılacak nice yılbaşı kutlamaları yaşamak dileğiyle epey geç saatlerde noktaladık gecemizi. 

Gürpınar Ailesi misafirperverliğiniz ve bu sıcacık yılbaşı kutlaması için bir kez daha çok teşekkür ederiz. 

28 Temmuz 2010 Çarşamba

SICAKLA SAVAŞMAK


Sıcak çoook sıcak......
Daha da sıcak olacak.....

Artık sıcakla savaşıyoruz resmen.
Serinlemek için ne yapsak, ne yesek, nereye gitsek...
Günün en önemli sorunu sıcak!

Bugün canım kocacığım yine üzerinden buharlar çıkarak döndü eve. Bütün günün yorgunluğu sıcağın eziyetiyle birleşince dayanılmaz oluyor haliyle.

Canım'ı serinletmek için birşeyler hazırlayayım derken ortaya bu kavun kasesi çıktı.


Evde olan malzemelerle, bir dakikada hazırlandı.

Elbette daha farklı malzemelerle (mesela benim ev kurabiyelerimle) daha şık sunumlar da yapılabilir.

Belki görüntüsüyle sizi de serinletir yada sevdiklerinizi serinletmek için ilham verir diye düşünerek sizlerle paylaşmak istedim.


Afiyet Olsun !

28 Mayıs 2010 Cuma

EN SÜSLÜ TEPSİ BENİM TEPSİM!


Doğum şekerlerini süslü püslü bebek sepetleriyle ikram etmek en çok tercih edilen ikram şekli oldu son yıllarda. Ben kendi doğum şekerlerim için farklı bir ikram yolu düşünürken gelmişti tepsi süslemek aklıma.

Annemin eskidiği için artık kullanmayıp bir kenara attığı tepsiyi, önce elastik, parlak ve pembe bir kumaşla, sonra da pembe dantelle kapladım. Kaplarken kumaşların ek yerlerinin tepsinin iç kenarlarına gelmesine özen gösterdim. Bu kenarların üzerine de süslü kurdelelerden geçirerek görüntüyü bozan bu kenarları kapatmış oldum. Kulplarına bağladığım kurdelelerin ve tepsinin ortasına yerleştirdiğim, süslü çubuklarla dolu kutunun amacı sadece daha sevimli bir görüntü vermek.

Tepsimin içine, şekerlerimi dekoratif bir şekilde dizmiş ve köşelere de badem şekerleri yerleştirmiştim. Ne yazık ki şekerlerle doldurulmuş halinin fotoğrafını bulamadığım için sizinle paylaşamıyorum.

Doğum sonrası kullandıktan sonra tepsimi bir kenara atmadım. Hala kahve tepsisi olarak pembe fincanlarımla kullanıyorum. Hatta kahve yanında çikolata ikramı için, tek kalmış bir kadehi de tepsime uyacak şekilde süsledim. 

 


Kullanılmayan bir tepsi, sadece bende olan ve zevkle kullandığım farklı bir tepsiye dönüşmüş oldu.

10 Mayıs 2010 Pazartesi

ANNELER GÜNÜ TEMALI KIRMIZI MASAMIZ


Meşhur arkadaş grubumla bu haftaki buluşmamız benim evimde gerçekleşti.Anneler gününü kendime konsept olarak belirleyip canlarım için kırmızılarla donatılmış bir masa hazırladım.

Sadece aksesuarlarda değil, ikramlarımda da mümkün olduğunca kırmızı renkleri kullanmaya çalıştım.

Geçen sefer meyve buketim güzellerim tarafından oldukça beğenilmişti. Bu sofra da çiçek yerine şık bir meyve buketi kullanmayı tercih ettim.



Bu günlerde yavaş yavaş manavlarda yer almaya başlayan yaz meyvelerini tercih ettim bu kez. Erikler, kirazlar ve tabi çilekler.

Çikolatamı çilekleri kaplamak yerine kahveyle ikram etmek için çubuklar yapmaya ayırdım.



Kahve ikramımız günün konseptinin dışında pembe tonlarındaydı. Sebebi kahvelerimizi masamızda değil pembe ağırlıklı salonumuzda içmemiz ve tabi benim vazgeçemediğm pembe sevdam.

Çikolata bağımlısı bir insan olarak rahatlıkla söyleyebilirimki en lezzetli çikolata kendi elinizle yaptığınız. Elbette hazır aldığım çikolatayı benmari usulü eritip kalıplara döküyorum ama inanın lezzeti başka. Denemenizi tavsiye ederim.   


İkramlarımıza gelince;

yoğurtlu kabak salatası
zeytinyağlı biber dolması











pastırmalı yufka böreği


olmazsa olmaz kırmızı kalpli pastamız

Böreğimizin ayrıntılı tarifini yarın ayrıca yazacağım. Kırmızı masamızdan haberler şimdilik bu kadar. Sanırım bu yazıyla birlikte bu seneki anneler günü kutlamalarını da sona erdirmiş oluyorum. Gelecek seneye sağlıkla, mutlulukla ulaşmak ümidiyle.

5 Nisan 2010 Pazartesi

KİRLENMEK GÜZELDİR


Çikolatalı kurabiyelerimi anlattığım yazımdaki resimlerde belki oğlumun kurabiyelere dalıp gittiğini farketmişsinizdir. Bütün çocuklar gibi bizimkiler de bayılıyor çikolatalı herşeye.
Kurabiyelerin bir kısmını onlar için çikolata kaplamadan ayırdım. Akşam yemeğinden sonra çikolatayı eritip kurabiyelerle önlerine koydum.İstedim ki diledikleri gibi yesinler. Gördüğünüz gibi epeyce kirli çamaşırımız ve bulaşığımız oldu. Ama kuzucuklarım öyle keyifle yediler ki kurabiyelerini, her türlü zahmete değdi.
Bu arada büyüyünce tasarımcı olmak isteyen oğlum kurabiyeleri tasarlamayı da ihmal etmedi.Sonra da afiyetle yedi.

4 Nisan 2010 Pazar

ÇİKOLATALI KURABİYELER

Bunca yıldır hiç gerçek bir komşum olmamıştı benim.Ondört katlı bir apartmanda oturuyorum ve tabi ki komşularım var ama komşu olmak benim için düğünlerde yada başka özel günlerde görüşmekten, apartmana girip çıkarken karşılaşınca selamlaşmaktan ibaretti. Ta ki yeni komşumuz benimle komşuluk yapmak için ısrar edene kadar.
Diğer komşularımın aksine benim yaşlarımda, benim çocuklarımın yaşlarında oğlu ve kızı var, eşi benim eşimin yaşlarında, dahası pek çok ortak tanıdığımız var... Samimi komşular olmamız gayet doğaldı ama benim alışkanlıklarım dışındaydı komşu olmak ve zaten zor arkadaş edinen biriydim.
Ama Emel'ciğim yılmadı zorla komşu oldu benimle hem de ne komşu.
En ufacık bir rahatsızlığımda yemekler yapan, evinde lezzetli ne yiyecek varsa bir tabağını benimle paylaşan, samimi, içten, hoş sohbet, şeker bir komşu.Çok seviyorum komşumu ve ben de elimden geldiğince ona komşuluk yapmaya çalışıyorum.
Geçenlerde kızının doğumgününü evde kalabalık bir aile toplantısıyla kutlayacağını anlatınca ben de ona misafirlerine ikram edeceği bir şeyler yapmak istedim.Ama öyle sıradan bir kek, börek olmazdı, zaten pasta konusunda oldukça yetenekliydi komşum. Aklıma kızımın doğumunda yaptığım kurabiyeler geldi.
Hastaneye ziyarete gelenlere ikram etmek için doğum odama bir açık büfe hazırlamıştık. Bu açık büfe için çikolatalı kurabiyeler yapmıştım.
Hem lezzetli hem de şık olmuşlardı. Benim zarif komşuma yakışır bir ikram olacağını düşünerek işe giriştim.Herkesin bildiği klasik şekilli kurabiyelerden yapıp kalp ve çiçek kalıplarıyla kestim. Tepsiye yerleştirince kurabiyelere çubuklarını taktım ve öylece pişirdim.
Fırından çıkıp, soğuduktan sonra da kurabiyeleri benmari usulü erittiğim siyah ve beyaz çikolatalarla kapladım. Çiçek kurabiyelerin ortasına pembe boncuk şekerlerden serptim.
Servisi kolaylaştırmak ve daha şık bir sunum için de cam, geniş bir kabı tüllerle, kelebeklerle süsleyip içine strafor yerleştirdim ve çubuklu kurabiyelerimi bu strafora batırarak bir aranjman yaptım.
Ortaya meyve buketimle yarışabilecek şıklıkta bir kurabiye buketi çıktı.
Bence kurabiye buketi de çiçek buketlerinin yerini tutabilecek bir hediye.
Kurabiye buketimi komşuma götürdüğümde çok mutlu oldu, her zamanki zarifliğiyle defalarca teşekkür etti.
Hem komşumu mutlu ettiğim için, hem de güzel kızının doğumgününe bir katkım olduğu için ben de çok mutlu oldum.
Emel'ciğim iyi ki komşumsun:)