6 Nisan 2011 Çarşamba

NİHAYET TEKRAR MERHABA

Sizlerle birşeyler paylaşmayalı bu kadar uzun zaman olduğuna inanamıyorum. Koca bir ay boyunca tek satır yazmamışım. Tabi bu sürenin bir kısmında blogum, bütün bloglar gibi 'mahkeme kararıyla engellenmişti'. Ama bunun dışında benim kendi koşturmacamdan dolayı bu kadar uzun bir ara vermiş oldum.

Sonunda yeni evimize taşındık, aylarca süren tereddütler, araştırmalar sonucu bahçeli bir eve taşınmaya karar verdik. Aslında şahsen ben taşınmaya değil de, eski evimden vazgeçmeye karar verdim.

Evime olan bağlılığımı ve ev değiştirmekle ilgili tereddütlerimi daha önce 'Apartman Dairesi mi, Bahçeli Ev mi?' başlıklı yazımda sizinle paylaşmıştım.

Yeni evle, taşınmayla ilgili detayları, evimdeki yeni tasarımları ilerleyen günlerde sizinle paylaşacağım.

Şimdilik tek söyleyeceğim, kaplumbağanın evini sırtında taşıması hesabı, insan da sevdikleri gibi yuvasını da gönlünde taşırmış, ben bunu öğrendim. Gerisi dört duvarmış. On üç yılın ardından yadırgarım sanmıştım ama yeni evimiz, içinde uyandığımız ilk sabah yuvamız oldu.

Mutluyuz anlayacağınız, hele çocukların değmeyin keyiflerine....

Bir de havalar ısınır da, İnşallah biz de dostlarımızı bahçemizde ağırlamaya başlayabilirsek daha da mutlu olacağız.

En kısa zamanda görüşmek üzere....

2 yorum:

Noyumberry dedi ki...

Selamlar..bahçeli evde yaşamak apartman dairesinden daha samimi geliyor..Birde küçük çocuklar açısından son derece keyifli oluyor..
Yeni evinizde mutlu olmanız dileğiyle
sevgiler..

Defne ve Funda dedi ki...

Çiğdemcim,
Güle güle, sağlık mutlulukla oturun yeni evinizde. Sevgiler